| DAVUT SAYDAM, Teacher of English | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Kullanıldığı yerler: Her zaman yapılan, rutin eylemleri anlatmak için kullanılır.
Cümle yapısı:
Cümle kuruluşunda, olumlu cümlelerde, yardımcı fiil (do yada does) kullanılmadığı zaman fiillin V1 (present) hali kullanılır. (She goes.)....(O, gider.) (They go.).... (Onler, giderler.) Olumlu cümlede yardımcı fiil "do/does" kullanıldığında ise, fiilin yalın (V1) hali kullanılır. (She does go) ....(O, gider.) (They do go) .... (Onler, giderler.) Olumsuz ve soru cümlelerde, "do/does" cümleye dahil edilir, fiilin yalın hali (V1) kullanılır. (Does she go?)... (O, gider mi?) (She doesn't go.) ... (O, gitmez.) (Do they go?)... (Onlar, giderler mi?) (They don't go.) ... (Onlar, gitmezler.)
Zaman ifadeleri (Time expressions) Geniş zaman cümlelerinde kullanılan zaman ifadelerine örnek olabilecek bazı ifadeler aşağıda verilmiştir. Zaman ifadeleri, genellikle cümlenin en sonuna yerleştirilirler.
Sıklık Zarfları (Adverbs of frequency) Sıklık zarfları, cümlede, eylemin (fiilin) önüne konarak kullanılırlar. Cümlede eylem yok ise, Be (am, is, are, was, were, vb.) kelimelerden sonra kullanılırlar. There is always a problem in the city. We always solve the problem.
Örnekler (Examples): 1. She studies every week. (O, her hafta çalışır.) 2. She doesn't study. (O, çalışmaz.) 3. Does she usually study? (O, daima çalışır mı?) Yes, she does. (Evet, öyle.) No, she doesn't. (Hayır, öyle değil.) 4. We usually study everyday. (Biz, genellikle, hergün çalışırız.) 5. They never study. (Onlar, asla çalışmazlar.), Not: Bir cümlede "never" olduğunda "not" kullanılmaz. Ancak, anlam yine de olumsuz olur. 6. They don't speak. (Onlar, konuşmazlar.) 7. Do they understand? (Onlar, anlarlar mı?) Yes, they do. (Evet, öyle.) No, they don't. (Hayır, öyle değil.) 8. What do you want? (Ne, istersiniz?) I want a glass of tea. (Bir bardak çay isterim.) NOT: Duygu ve düşünce ile ilgili fiiler İngilizce'de daima "Present Simple Tense" de kullanılır. Biz ise, bu fiilleri, genellikle, "Present Continuous Tense" (şimdiki zamanda) kullanıyoruz. I like basketball. (Burada "like" (sevmek), duygu ile alakalı bir fiil olduğundan, İngilizce'de şimdiki zamanda kullanılmaz. Yani; (I'm liking basketball) denmez. Türkçe'de ise, "Basketbolu seviyorum." deriz. Bu durum İngilizce'deki Geniş Zaman ile Türkçe'deki Geniş Zamanın birbirine tam olarak denk olmadıklarını göstermektedir. Bizim Şimdiki zamanda ifade ettiğimiz bazı "duygu ve düşünceleri", İngilizler, Geniş zamanda ifade etmektedirler. İngilizce'de şimdiki zaman, "sadece konuşma anında yapılmakta olan işleri anlatır." Geniş zaman ise, daima geçerli olan eylemleri anlatır. Örnek: Okulu seviyorum. Bize göre; "I'm liking school" şeklinde ifade edilmesi gerekirken, "I like school" şeklinde ifade edilmektedir. Duygu ve düşünce ile ilgili fiillere örnek olarak; Believe: İnanmak, Want: İstemek, Like : Sevmek, Love : Sevmek, Think : Sanmak Vb. sayılabilir.
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||